Panik Bozukluk

Panik Bozukluk

Panik Atak Nedir?

Panik atak, gerçekte bir tehlike olmamasına rağmen kişinin kendisini tehlikede hissetmesi ve bu duruma bağlı olarak korku ve kaygı duymasıdır. Stres, travmatik olaylar, genetik yatkınlık, cinsel istismar, sevilen birinin kaybı, çözülmemiş çatışmalar, bedensel hastalıklar vb. panik atak oluşumunu tetikleyebilmektedir.

Kadınlarda erkeklere oranla 2 kat fazla görülen panik atak 20 ve 30’lu yaşlarda daha sık ortaya çıkmaktadır. Panik atak belirtileri kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Panik atak sırasında kişi kendisini boğuluyormuş gibi hissedebilir. Kalp çarpıntısı, göğüste sıkışma, baş dönmesi, bayılma korkusu, terleme, titreme, ellerde ve kollarda uyuşma, nefes nefese kalma hissi yaygın görülen fiziksel belirtilerdendir.

Kişiler belirtileri felaketleştirici şekilde yorumlama eğilimindedir. Kişi, kalp krizi ya da felç geçirdiğini düşünebilir.  Kontrolü kaybetme, çıldırma, ölüm korkusu ortaya çıkabilmektedir. 
Panik ataklar herhangi bir sebep olmadan ortaya çıkabilmektedir. Aniden ortaya çıkan ataklar, kişiyi dehşet içerisinde bırakır. Panik ataklarının süresi ve sıklığı değişkenlik gösterebilmektedir. Yaklaşık olarak 10 dakika içerisinde en şiddetli noktasına ulaşan panik atak, çoğunlukla 10-30 dk arası sürmektedir. Nadiren daha uzun sürdüğü görülebilmektedir.

Panik atak nedeniyle kişiler bir acil servise başvurabilir. Fakat yapılan kontroller sonucunda bedensel bir hastalık bulunamamaktadır. Atak geçirme sayı ve sıklığı arttıkça kalp krizi, ölüm, felç geçirme, kontrolü kaybetme gibi korkular pekişmektedir. Panik atak yaşayan kişi alkol ya da madde kullanımı gibi zarar verici yardım arayışlarına yönelebilmektedir. İşlevsel olmayan yardım arayışları kısır bir döngü yaratabilmektedir.

Panik Atakların Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir? 

Nefes alışverişinin düzenlenmesi, panik atağı ile savaşmak yerine dikkatin dağıtılması; fiziksel semptomların düşünce ve korkuların bir ürünü olduğu ve panik atak nedeniyle oluştuğunun hatırlanması, olumlu düşüncelere odaklanılması faydalı olabilmektedir. 
Pilates, yoga, fitness vb. sporlar ile ilgilenmek, nefes egzersizleri uygulamak, sağlıklı yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi, alkol, kafein ve sigara kullanımını azaltmak, uyku düzeninin sağlanması, panik atak nedeniyle oluşan kaçınmaların önüne geçilmesi önerilmektedir.

Panik Bozukluk

Panik atak geçiren kişi, tekrar atak yaşama endişesi duyabilmektedir. Bu endişe ‘‘beklenti anksiyetesi’’ olarak adlandırılmaktadır. Panik atak yaşama endişesi sıklaştığında “panik bozukluk” halini alabilir. Beklenmedik, tekrarlayan özellikte panik atakların görülmesi; panik ataklarının kalp krizi, felç geçirme, çıldırma gibi kötü sonuçlara yol açabileceği inancıyla sürekli üzüntü ve korku duyma hali panik bozukluk göstergelerindendir. Panik bozukluğunun yaşam boyu görülme sıklığı %1-2 olarak bildirilmiştir.

Panik bozukluk hastalığının nasıl geliştiğine dair iki açıklama öne çıkmaktadır: 
1. Beynimizdeki sinir hücrelerinde salgılanan, heyecan ve duygu durumu üzerinde etkili hormonların anormal çalışması sonucu panik bozukluk ortaya çıkabilmektedir. 
2. Günlük yaşamdaki bazı doğal bedensel belirtilerin (kalp çarpıntısı, terleme, nefes alamama vb.) kişi tarafından zarar verici ve tehlikeli olarak değerlendirilmesi ve belirtilerin farklı yorumlanması ile oluşmaktadır.

Kişi, panik atak geçirme korku ve endişesiyle günlük yaşam standartlarını değiştirmeye, atakların tekrar yaşanmaması için bazı işlevsiz önlemler almaya başlayabilir. İşe gitmeme, ev işlerini yapmama, yanında ilaç ya da sakinleştirici etkide maddeler bulundurma, bazı besinleri tüketmeme, spor yapmama vb. davranış değişiklikleri görülebilir. Kaçınma davranışlarının artması panik bozukluk hastalığının ilerlemesine neden olabilmektedir.

Panik bozukluk tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Psikoterapi yaklaşımları ve ilaç tedavisi hastalığın tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Kişinin kaçındığı durumlar, panik atak yaşama korkusuyla yerine getiremediği faaliyetler aşamalı bir plan dahilinde giderilebilir.

Panik bozukluk tedavisi ile ilgili bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.

Panik Bozukluk ve Agorafobi

Panik bozukluk hastalarının büyük bir kısmı, daha önce panik atak yaşadıkları yer ve durumlardan kaçınmaya başlamaktadır. Yalnız başına evde kalamama, asansöre binememe, sokağa çıkmaktan kaçınma, toplu taşıma araçlarına binmeme, kalabalık yerlerde bulunamama yaygın olarak görülebilmektedir. Kişiler bu tür aktivitelerden tamamen uzak durabilir ya da yalnız olmadıklarında, yoğun endişe ve korku ile beraber, yerine getirebilirler.

Agorafobi, anksiyete bozukluğunun bir çeşididir. Kişinin kendisini çaresiz hissetmesine neden olan agorafobi utanç, korku vb. duygusal yaşantılara yol açmaktadır. Panik atak meydana geleceği düşünülen yere gidememe, o yerlerde kalamama durumu agorafobi olarak gözlenebilir. Panik bozukluk çoğu zaman agorafobi ile beraber görülmektedir. Genellikle herhangi bir uyarıcı olmadan ortaya çıkan panik ataklar, agorafobi geliştikten sonra tetikleyici durumlarla da meydana gelebilmektedir. Agorafobi, psikolojik olarak kişiyi olumsuz etkileyerek yaşam kalitesinde ciddi düşüşe sebebiyet vermektedir. Agorafobi yaşayan bireyler, olumsuz düşüncelere kapılmaktadır. Zor durumda kalma korkusu ile kişinin evden çıkmak istememesi, sosyalleşme yönünden zorluklar yaratabilir. Kişi, kontrolün kendisinde olmadığı hissine kapılmaktadır.

Call Now Button